İcra daireleri tarafından düzenlenen ihaleler ve satılan mallar, çok uygun rakamlarla çeşitli eşyaları almaya olanak tanıyor. Örneğin bir otomobilin piyasa bedeli yani muhammen bedeli 30 bin TL olarak belirlenmişse, bu arabanın yapılacak olan ilk ihalede satışa çıkacağı fiyat 15 bin TL olacaktır. Çok çekişmeli ihalelerde bile piyasa bedelinin aşılmadığı düşünülürse, çekişme olmayan ihalelerde çok uygun fiyatlarla ihtiyaç duyulan malları almak mümkün olabilir. Tabi elinde nakit parası olan ve değerlendirmek isteyen kişiler de icra ihalelerini takip edebilirler. Burada yaşanan en büyük endişe, icradan mal aldıktan sonra herhangi bir nedenle sorunlarla karşılaşılması olmaktadır. Ama bu gereksiz bir endişedir.

İcra ihaleleri ile satışa çıkartılan mallar, borçlunun icralık olan borcunu ödeyememesi ya da ödememesi nedeniyle haczedilmiş olan mallardır. Haciz işleminin yapılması için tüm yasal prosedürler takip edilir ve ondan sonra haciz işlemleri uygulanır. Dolayısıyla haciz işlemine kadar herhangi bir sorun yoktur. Haciz işlemi ise söz konusu malın sahibi olan icra borçlusundan borcunu tahsil etmek amacıyla uygulanır. Dolayısıyla haciz işlemi uygulandıktan sonra mal sahibi mal üzerindeki tasarruf yetkisini kaybeder. Bu yetkiyi tekrar kazanabilmesi için icra borcunu ödemesi gerekir. Eğer borcu öderse ihale iptal edilir ve mal üzerindeki haciz kaldırılır, icra borçlusu malını geri alır. Ama icra ihalesi gerçekleşiyorsa ve mal satılıyorsa, hacze konu olan malın sahibi icra borcunu ödememiştir. Dolayısıyla mal üzerinde tasarruf yetkisi yoktur. Malın satışını engellemesi ya da satışı gerçekleştirilen malı sonradan geri istemesi, dava yoluna başvurması gibi hakları yoktur. Mal satılmış ve elde edilen gelir icra borcunu karşılamak üzere icra dosyasına aktarılmıştır. Borcundan daha fazla gelir elde edilmesi durumunda da eski mal sahibi fazla olan bu miktarı alacaktır. Yani icra ihalesi ile yapılan satış işlemi tüm yasal prosedürler takip edilerek ve uygun biçimde gerçekleştirilmiştir. İhaleyi kazanan ve malı alan kişi malın yeni sahibi ve mal üzerinde tasarruf sahibi olan tek kişi konumunda bulunmaktadır.

İcra ihalelerini düzenleyenler ise özel kurumlar ya da kuruluşlar değildir. Devlete bağlı olan icra daireleri ihaleleri düzenler ve ona bağlı olan icra memurları ihaleleri yürütür. Dolayısıyla yapılan iş ve işlemlerin kanuna karşı olması söz konusu değildir, devlet eliyle yapılan işlemlerdir. Bu da icralık malların satışında ve alışında olduğu düşünülen yanlışlıkların, hataların sadece usul yönünden sorgulanabileceğini gösterir. Ama icra ihalelerinde satılan malların geri alınması, alanın iade etmesi ya da daha yüksek bir bedel ödeyerek alması gibi durumlar söz konusu olamaz. Sonuç olarak icra ihalelerinin standart prosedürlerini takip ederek satın alınan malların ilerleyen dönemlerde herhangi bir yasal sıkıntıya ya da maddi külfete söz konusu olması mümkün değildir.

 

Bir önceki yazımız olan Türkiye Motor Sporlarını Neden Önemsemiyor? başlıklı makalemizi de okumanızı tavsiye ederiz.