Tuhaf takıntılarım beni öldürecek gibi. Tam beynimin içinde ve hiç bir şey düşünemiyorum o yanımdayken, sadece o ve ben, sadece ben ve saplantı.

Dar bir sokak çıkıyor karşıma, bütün duvarları tek tek kendin çiziyorum. Sonra birden kalabalıklaşıyor sokaklar. Ellerim ! Onları nereye koyacağımı bilmiyorum. Sanki bir yükmüş gibi ve bana ait değiller. Bütün her şeyin sebebi ben miyim? Tuhaf çizgiler var boş bir kağıtta, ellerim kalemden simsiyah.

Bu insanlar neden bana bakıyor ? Neden korktuğumu bile bilmiyorum ? Kendimle mi konuşuyorum, peki ya o sesler de ne ? Kim fısıldıyor kulağıma, kim yazmamı söylüyor ? O ses etrafımdaki herkesi uzaklaştırıyor. Sadece benimle kalmak için mi tüm bunlar? Ona inat dışardayım sanki. İnsanlar birbiri ardına sözcükleri yağdırıyorlar ben ise kulaklarımı tıkıyorum duymamak için fısıltıları, sağır olmak istiyorum ! Yabancılarla göz göze geliyorum, kızgın bakışlar, dişleri çürük bir çocuğun gülümsemesi…Hepsinin hayatlarını çiziyorum kağıda. Benimle işi bittiğinde hafif bir baş ağrısı bırakıyor geriye sanki hiç gelmemiş gibi.Ardından yoluma devam etmemi istiyor. Derin bir nefes alıyorum ve kayboluyorum.

Bir önceki yazımız olan Onun Adı Minik başlıklı makalemizde aşk mektupları, bir aşk kırıntısı ve leyla ve mehmet hakkında bilgiler verilmektedir.



Etiketler:, ,